< Bloglara Geri Dön
Adrasan’da Geleneksel Köy Yaşamı ve Yerel Halkla Tanışın
Adrasan’da Zamanın Durduğu Yer:
Geleneksel Köy Yaşamı ve Yerel Halkla Tanışın
Şehir hayatının yüksek ritmi, bitmek bilmeyen bildirim sesleri ve beton binaların arasında bazen nefes almayı unutuyoruz. Oysa Adrasan’a saptığınız o ilk andan itibaren sizi başka bir zaman dilimi karşılar. Burada saatler değil, güneşin doğuşu ve batışı; korna sesleri değil, kuş cıvıltıları ve yaprak hışırtıları konuşur.
Bugün sizi, Papirus Hotel’in penceresinden dışarı bakıp sadece denizi değil, bu toprakların asıl ruhunu yani Adrasan’ın geleneksel köy yaşamını keşfetmeye davet ediyorum.
Adrasan’da Bir Sabah: Günaydın Demenin En Doğal Hali
Adrasan’da sabahlar erken başlar. Yerel halk için gün, güneşle birlikte uyanmak demektir. Bahçesindeki narları sulayan bir amca, taze sütünü sağan bir teyze ya da serasına doğru yola çıkan bir gençle karşılaşırsanız şaşırmayın.
Burada "yabancı" yoktur. Yolda yürürken hiç tanımadığınız birinin size içtenlikle "Günaydın" veya "Bereketli olsun" demesi, Adrasan’ın en kıymetli geleneklerinden biridir. Bu sıcaklık, modern dünyanın unuttuğu o kadim Anadolu misafirperverliğinin en saf halidir. Antalya’nın diğer birçok Anadolu şehrinden ayrılan özelliklerinden bir tanesi bana kalırsa turizm ile birlikte her türlü insan profiline uyumlu olmasıdır. Halkın büyük bölümü birden fazla işle meşgul aslında. Yazın konaklama amaçlı kiralanan evler, bungalovlar ya da çadır-camping alanlarından mutlaka her ailede bir tane bulunur. Ama tek yapılan iş bu değil tabiki. Bunlar yaz denince akla gelse de esas geçim kaynağı olan seraları ve narenciye bahçelerini unutursak haksızlık ederiz. Bunun yanında gözleme açan teyzeler (şimdilerde azalsa da hala bulmak olası), tekneleri ile günlük gezi yapan aile tekneleri de çok yaygın işlerden.
Yerel Lezzetlerin Peşinde: Toprağın Bereketi
Adrasan sadece deniziyle değil, bereketli topraklarıyla da bir cennettir. Köy yaşamının kalbi ise her hafta kurulan yerel pazarlarda atar. Pazara gittiğinizde sadece alışveriş yapmazsınız; bir hikayeye ortak olursunuz.
- Peynirin ve Zeytinin En Has Hali: Köylü kadınların elleriyle hazırladığı çökelekler, kırma zeytinler ve dağlardan toplanan kekik kokulu ballar…
- Seralardan Sofranıza: Adrasan, Antalya’nın en kaliteli sebze ve meyvelerinin yetiştiği yerlerden biridir. Dalından koparılmış bir domatesin kokusunu içimize çektiğimizde, aslında gerçek lezzetin ne olduğunu hatırlarız.
Papirus Hotel olarak biz de bu bereketin bir parçasıyız. Kahvaltılarımızda size sunduğumuz reçellerin, sebzelerin ve meyvelerin çoğunun bu topraklarda, yerel üreticilerin emeğiyle yetiştiğini bilmek bize gurur veriyor.
Likya Yolu’nda Bir Mola: Köy Kahvesi Sohbetleri
Adrasan’ın sokaklarında dolaşırken bir köy kahvesine rastlarsanız mutlaka oturun. Bir bardak tavşan kanı çay eşliğinde, köyün yaşlılarından eski hikayeleri dinlemek, bölgenin tarihi ve kültürü hakkında öğrenebileceğiniz en kıymetli bilgileri size sunacaktır. Likya Yolu’nun tozunu yutan yürüyüşçülerle yerel halkın bu kahve masalarında buluşması, kültürlerin harmanlandığı eşsiz bir andır.
Neden Yerel Halkla Tanışmalısınız?
Bir yeri sadece gezmekle, o yeri "hissetmek" arasında büyük bir fark vardır. Adrasan’ın geleneksel yaşamına dâhil olduğunuzda:
- Sürdürülebilir turizme katkıda bulunursunuz.
- Doğal ve sağlıklı beslenmenin püf noktalarını öğrenirsiniz.
- Şehir stresinden gerçekten arınmanın "yavaşlamak" olduğunu fark edersiniz.
Adrasan’da Evinizdesiniz
Biz Papirus Hotel’de, bu köyün bir parçası olmaktan ve bu samimi kültürü yaşatmaktan büyük keyif alıyoruz. Burayı ilk keşfedişimiz 90 lı yılların başına kadar uzanan bir hikâye. Tatiliniz boyunca sadece denizin tadını çıkarmakla kalmayın; bir gününüzü Adrasan’ın ara yollaırna, bahçelerine ve o güler yüzlü insanlarına ayırın.
Geldiğinizde size hangi bahçeden hangi meyvenin toplanacağını, hangi teyzenin en güzel gözlemeyi yaptığını anlatmak için sabırsızlanıyoruz.
Sanmayın ki sadece yaz aylarında deniz güneş kumdan ibaret bir köyden bahsediyoruz. Hiç bilinmeyen ve en güzel yanlarına ilkbaharın kokusuyla bakmak çok daha ilgi çekici. Maalesef tatil odakları hep yaz tarihlerinde okul kapanışına odaklı ama ilkbaharı bir seferliğine de olsa Adrasan da geçirmeyi deneme şansınız olursa ne demek istediğimi çok net anlayacağınıza eminim. Likya Yolu yürüyüşü için bölgeyi en çok tercih eden Avrupalı konukların neden Türklerden daha çok tercih ettiğini anlayacaksınız. Birbirinden farklı iki kardeş gibi yaz ve bahar Adrasan da.
Adrasan’ın kalbinde, doğanın ve insanın en saf haliyle buluşmak üzere…
@Turistgeziyor kanalı paylaşımı 2022
@yukardanbak sevgili Serkan’ın harika paylaşımı 2024